apansız
bazen sözcükler yetersizdir. wittgenstein, dilin bir ‘şey’i anlatırken, daha hala bir mimiğin etkisine yetişemediğini iddia ediyor. aruoba da türkçeye tercüme ediyor:
de ki;
işte…
o zaman şöyle buyrun, biraz da müzik diyelim. dil’den gelmeyen, el’den gelsin.
blur – out of time
Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.
s, n güzel çevirdi bu sözleri…*. .
bu bölümümüzde de ‘kurum’ tavsiyesiyle ‘okuduğumuzu anladık mı’ya geçmeden önce, kelime anlamlarını sözlükten yazma ve cümle içinde kullanma yeteneğimiz gelişiyor…
tdk’dan tüm sevenlerine gelsin:
El: (ad) I.
1 . Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü.
2 . Sahiplik, mülkiyet:
3 . Kez, defa.
4 . İskambil oyunlarında oynama sırası.
5 . İskambil oyunlarında her bir tur.
6 . Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü.
El: (ad) II.
1 . Yakınların dışında kalan kimse, yabancı
El: (ad) III.
1 . Ülke, yurt, il.
2 . Halk, ahali.
3 . (halk ağzında) Oba, aşiret.
kadim örnek cümleler:
ben el gördüm.
amcamın eli var.


hay hay
olur lan oğlum lan
çevireyim
=)
(http://benisinekleryedi.wordpress.com/2010/03/21/zamansiz/)
eline sağlık lan oğlum lan…
amcamın eli armut topluyor
ell’in eli armut topluyor asıl. oyun nerede, çizgi dizi nerede?.. sorarlar adama!
yorum yazacağına, cümle kuracağına, bitir artık şunları!
hadi be 59, kim tutar seni…
(:
afiyet olsun lan oğlum lan =)
kim tutar bayanımı: kimse kimse tutamazzzz =)
müjdeyi ben versem bir sorun olmaz herhalde =)
“ays”ım canım OYUNU bitirdi /
darısı çizgi film ve özellikle kitabın başına /AMİN/