Önce bir gemiyle geldiler… Misafirlerimizdi, onları sahilde hediyelerle karşıladık. Silahsızdık; çünkü hiç ihtiyacımız olmadı. Kardeştik, severdik, paylaşırdık… Silahı onlar tanıttı… Tutarken yanlislikla elimizi kestik, kanımız aktı… Evlerimize buyur ettik, konuklarımızdılar… Yedirdik içirdik, yatırdık, hizmet ettik… Topraklarımızı, dağlarımızı, sularımızı, ovalarımızı gezdirdik… Sevindiler… Sevindik!..
Renkleri ne kadar beyazdı bizimkilere göre…
Sonra gittiler; memnun ederek uğurladık dostlarımızı!..
Bir gün, tam sabah [...]


Kim ne demiş?