pasaj
bir nedir bu kadar değerli kılan düşüncelerinizi? nedir kimsenin düşünemeyip sizin bulduğunuz bu yüce gerçekler? nedir sizi bu denli değerli kılan gözünüzde? nedir bu denli önemli olan sizde? iletişmesek olmaz mı? işiniz yok mu, işinize baksanız? önemli düşüncelerinizi ve fikirlerinizi bizden bir başkalarına saklasanız?
ama sizin -kendinizi değiştirmeye yetmezken- dünyayı değiştirecek fikirleriniz, izin vermiyor susmanıza. öyle ya söyleseniz tesiri yok, sussanız gönül razı değil…
o yüzden geldim ben. çünkü ezberletmek için değil, susturmak için kullanıyorum balyozu. ben yedi… küçük, uysal bir kedi. aslana çevirdiniz beni…



tabip olmayana yaran sardırma yoksa azdırırsın.
fakat yedi’nin kulakları var, yedi’nin kulakları kendini duymak için değil başkalarını duymak için yaratıldı, yedi’nin kimseyi dinlemesine gerek olmasaydı kulakları da olmayacaktı, yedi kendi gibilerin kulaklarına talip oldu, sesini açtı, pekiiii, kendi yüce gerçeklerini bize anlatmıyor mu şimdi, ah yedi…
kavrayamadığımız basit birşey var ki, biz aslında yokuz.
tabip olmayana yaran sardırma yoksa azdırırsın.
ayy çok şekerrr