Sic transit gloria mundi

duman oldu...

verba volant, scripta manent.

ben sana bu acıyı anlatamam müberra

bi de toplumcu gerçekçi olsam: BEN SANA BU ACIYI ANLATAMAM MÜBERRA babanın devrimci anılarıyla da yarışamam ben -ben babanın o dönemlerini de sevmem ya, gökdelenlerin ihtişamına yenilmiş, ihale yarışlarında hükümet yanlısı bir amcamız bugün sonuçta- bugün bir kardeşim vuruldu ak alnından sabahın ilk ışıklarıyla ben sana bu acıyı anlatamam müberra, vaktiyle bir türk gölü olan [...]

sana

bu da dilin görselleşmesi üzerine deneme…

neden neden

ses ve biçem üzerine neden neden diye sorar durur gözleri yaşlı yaşmaklı kadın yaşını başını almış o tavırla yaşımız geçti dünyayı kurtarmaya: yaş bir ağacın serseri dalı değil yaşamın kuytu köşelerinden çıkmış, ununu eleğini asmış adamlarız artık. yaşananlara hayretle bakıp küfürler sallarız anca…

dil de nedir

Dil veya lisan, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan doğal bir araç, kendisine özgü kuralları olan ve ancak bu kurallar içerisinde gelişen canlı bir varlık, temeli tarihin bilinmeyen dönemlerinde atılmış bir gizli anlaşmalar düzeni, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur.* dilin doğuşu, ilginç teoriler barındırır:   1) dini teori: Allah Adem’i yaratmıştır ve Adem’in seslendirdiği her canlının ismi o olmuştur. Bir Hindu inanışına göre lisan evrenin yaratıcısı [...]

üç nokta

yapışkan zaman boşlukları düşer başımıza semâdan alevler saçan gök taşları gibi insan ne idüğü belirsiz düşlerdir aslında sürekli kımıldayan huzursuz bir larva kanatları çıksın diye beklerken, kozası yanan içi geçmiş umutsuzluktan müteşekkil posa şöyle adlı adınca oturup kalakalmadan deverânın askısı kilitli bir hece boylu boyunca dudaklarımızda başlayıp uzanan gecelere adsız bir tepkime içre bıçağın keskin [...]