Sic transit gloria mundi

duman oldu...

verba volant, scripta manent.

end:civ

insan?!

homo homini lupus -dedi hobbes.

pasaj

bir nedir bu kadar değerli kılan düşüncelerinizi? nedir kimsenin düşünemeyip sizin bulduğunuz bu yüce gerçekler? nedir sizi bu denli değerli kılan gözünüzde? nedir bu denli önemli olan sizde? iletişmesek olmaz mı? işiniz yok mu, işinize baksanız? önemli düşüncelerinizi ve fikirlerinizi bizden bir başkalarına saklasanız? ama sizin -kendinizi değiştirmeye yetmezken- dünyayı değiştirecek fikirleriniz, izin vermiyor susmanıza. [...]

kan v kahve

kahve lekeleri… her yer… kumaşların üstü, masa boylu boyunca, defter, yerler… ellerimden yere damlayan kan gibi… kan, kolumdan bileklerime, ellerimden yere… kahve, mutfak zemini boyunca, kırık kupa parçalarından etrafa yayılan, kimi kurumuş izlerle… ayak izleri fayansların üstünde… el izleri dört yanda… duvarlarda izler, eskiden, çok eskiden saramış izler, belleğimden yansıyan… kahve ve kan lekeleri… birlikte [...]

zaman zaman

azman kollarının arasında sıkışıp, akan zamanın, göz kapaklarının altındaki bir manzarayı çekip çıkardı zihninin küf kokulu çekmecesinden. üfledi bir polene üfler gibi hafifçe. toz uçuşarak havaya karıştı, duman gibi. duman oldu gerçekliği gözleyen gözleri. yiten bir resmin ardından bakan kapalı gözler hep şaşıdır. kutup ışıkları gibi rengarenk oldu gözkapaklarının içi. açtı gözlerini. baktı ne kelebek, [...]