<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
		>
<channel>
	<title>verba volant, scripta manent. yazısına yapılan yorumlar</title>
	<atom:link href="http://www.kaanthebarbarian.com/verba-volant-scripta-manent/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.kaanthebarbarian.com/verba-volant-scripta-manent</link>
	<description>consensus sapientum</description>
	<lastBuildDate>Wed, 18 Aug 2010 00:27:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
		<item>
		<title>admin tarafından</title>
		<link>http://www.kaanthebarbarian.com/verba-volant-scripta-manent/comment-page-1#comment-65</link>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 16:59:41 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanthebarbarian.com/?p=56#comment-65</guid>
		<description>bir yandan duyuyorum seni. aynı dilin farklı bir lehçesi gibi. aynı şeyleri anlatan iki farklı dilde yazılmış bir şiir gibi. öte yanım, kötü bir şakası gibi dünyanın... bambaşka bir şehirde, bambaşka bir dünyada sigara dumanına boğulmak ister gibi. ne, nedendir, çözümü var mıdır, ille bir çözüm gerekli midir? artık ben gerçekten BİLMİYORUM. 

bilmek istemiyorum sanırım artık. korkuyorum. temelinden başıma yıkılacakmış gibi dünya. mutluluk uzak bir düş gibi artık sunrise. biz uzağındayız gibi. bizden uzaklaşıyor gibi...

bilmek acıyı arttırır diyor ya incilin isa&#039;sı. öyle sanıyorum. bilmiyorum.

sanırım nehir bizi böyle sürükleyip kayalara vurduğunda ölecek ve dirileceğiz sonsuzca. dedim ya, bilmiyorum...

ama bu his, bilmek değil, anlamak değil diyorum ya. bu his bizi böyle boynu bükük bırakacak, kendinden, kendi beyninden uzaklaşmaya çalışan bir garip kaçak. peki, nereye iltica edebilir kendinden kaçan?</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>bir yandan duyuyorum seni. aynı dilin farklı bir lehçesi gibi. aynı şeyleri anlatan iki farklı dilde yazılmış bir şiir gibi. öte yanım, kötü bir şakası gibi dünyanın&#8230; bambaşka bir şehirde, bambaşka bir dünyada sigara dumanına boğulmak ister gibi. ne, nedendir, çözümü var mıdır, ille bir çözüm gerekli midir? artık ben gerçekten BİLMİYORUM. </p>
<p>bilmek istemiyorum sanırım artık. korkuyorum. temelinden başıma yıkılacakmış gibi dünya. mutluluk uzak bir düş gibi artık sunrise. biz uzağındayız gibi. bizden uzaklaşıyor gibi&#8230;</p>
<p>bilmek acıyı arttırır diyor ya incilin isa&#8217;sı. öyle sanıyorum. bilmiyorum.</p>
<p>sanırım nehir bizi böyle sürükleyip kayalara vurduğunda ölecek ve dirileceğiz sonsuzca. dedim ya, bilmiyorum&#8230;</p>
<p>ama bu his, bilmek değil, anlamak değil diyorum ya. bu his bizi böyle boynu bükük bırakacak, kendinden, kendi beyninden uzaklaşmaya çalışan bir garip kaçak. peki, nereye iltica edebilir kendinden kaçan?</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>the sunrise tarafından</title>
		<link>http://www.kaanthebarbarian.com/verba-volant-scripta-manent/comment-page-1#comment-64</link>
		<dc:creator>the sunrise</dc:creator>
		<pubDate>Fri, 25 Dec 2009 10:26:10 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanthebarbarian.com/?p=56#comment-64</guid>
		<description>yazıyorum. yazarken bir taraftan kendimi dinliyor, şehrin kucağındaki yalnızlığımı çoğaltıyorum. şehrin içindeki hileleri düşünüyorum. içine düştüğüm dehlizlerden nasıl çıkabileceğimi artık hesaplamıyor, geçirdiğim değişimlerin akıntısının hangi yöne savrulacağını sorgulamıyorum. yalnızım. şehir çok kalabalık. ben değişiyorum. zaman akıp geçiyor. soruyorum, sorguluyorum, yazıyorum, ağlıyorum.. dünüm ve bugünüm birbirine benzemediği müddetçe mutlu olabiliyor; dün ile bugünün benzerliği karşısındaysa deliriyorum. 
dostlarımı özlüyorum; onlarla beraber olabildiğim mekanları değil. dostlarla birlikte vakit geçirilen mekanları özlüyorum; oralarda yaşanan taşkınlıkları değil. artık gülmüyor; hafif tebessümlerle yetiniyorum. 
yazıyorum. belki su üstüne yazmış oluyorum, kimbilir, belki de kalbime işaretler koyuyorum. düşündüğümü değil hissettiğimi yazıyorum. çünkü artık böyle yaşayabileceğimi sanıyorum..</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>yazıyorum. yazarken bir taraftan kendimi dinliyor, şehrin kucağındaki yalnızlığımı çoğaltıyorum. şehrin içindeki hileleri düşünüyorum. içine düştüğüm dehlizlerden nasıl çıkabileceğimi artık hesaplamıyor, geçirdiğim değişimlerin akıntısının hangi yöne savrulacağını sorgulamıyorum. yalnızım. şehir çok kalabalık. ben değişiyorum. zaman akıp geçiyor. soruyorum, sorguluyorum, yazıyorum, ağlıyorum.. dünüm ve bugünüm birbirine benzemediği müddetçe mutlu olabiliyor; dün ile bugünün benzerliği karşısındaysa deliriyorum.<br />
dostlarımı özlüyorum; onlarla beraber olabildiğim mekanları değil. dostlarla birlikte vakit geçirilen mekanları özlüyorum; oralarda yaşanan taşkınlıkları değil. artık gülmüyor; hafif tebessümlerle yetiniyorum.<br />
yazıyorum. belki su üstüne yazmış oluyorum, kimbilir, belki de kalbime işaretler koyuyorum. düşündüğümü değil hissettiğimi yazıyorum. çünkü artık böyle yaşayabileceğimi sanıyorum..</p>
]]></content:encoded>
	</item>
	<item>
		<title>müc tarafından</title>
		<link>http://www.kaanthebarbarian.com/verba-volant-scripta-manent/comment-page-1#comment-11</link>
		<dc:creator>müc</dc:creator>
		<pubDate>Mon, 13 Jul 2009 09:09:48 +0000</pubDate>
		<guid isPermaLink="false">http://www.kaanthebarbarian.com/?p=56#comment-11</guid>
		<description>ızdırabın sonu yok sanma bu alem de geçer.</description>
		<content:encoded><![CDATA[<p>ızdırabın sonu yok sanma bu alem de geçer.</p>
]]></content:encoded>
	</item>
</channel>
</rss>
